PAYLAŞ

Erken gelen seçimler birden, ülkenin zaten hızına yetişemediğimiz gündemini allak bullak etti. Bir “Erken” seçimin zaten normal olmadığını ve erken oluyorsa bir olağandışılık olduğunu zaten isminden dolayı anlıyoruz. Erken ise “vardır bir sebebi!” dedikten sonra o konuyu kenara bırakıp, asıl konumuza yani “İsmail Küçükkaya Muharrem İnce Tartışması” na kısa bir göz atalım.

İsmail Küçükkaya Muharrem İnce Tartışması Nereden Çıktı?

Oy veren ve seçim akşamı sonuçlara bakmak isteyen insanlar, seçimleri kendi düşüncelerine daha yakın ve iyi şeyler söyleyen, ya da “duymak istedilerine yakın” kelimelerle cümleler kuran televizyon kanalları, sunucu-spiker-anchorman, ,internet sitesi, sosyal medya gibi mecralardan takip etmeyi tercih ediyor. Bu nedenle de özellikle iktidarda bulunmayan muhalefet partilerine mensup insanlar bu konuda daha az alternatife sahipler.

Ama burada  önce yazıyı yazmamda asıl sebep olan durumu aktarıp devam edeceğim.

Hem Küçükkaya hem de Portakal’ı, çevrede başka alternatifler olmadığından bir yere koyan halk bu hale getirdi.

“Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler ” diye boşuna söylememişler.

Özel hayat diyorsun, akıl diyorsun, bilim sanat diyorsun adam “gasteciyim” diyor..

Merkez medya olarak tabir edilen kaynaklarda çok az yer bulabilen muhalif görüşlerin, iktidara daha yakın olarak tanımlanan medyada neredeyse hiç yer almaması onlar için elbette büyük bir sıkıntı. İşte tam da bu noktada normal şartlarda bir eğlence kanalı olan Fox TV haber bülteni ve sabah kahvaltı haberleri formatı da her görüşe yer verdiğini idda ederek bu kesimin kendi yayın mecralarını takip etmesini sağlıyorlar.

Gördüğünüz gibi buraya kadar olan kısımda gayet kurumsal bir dil kullanmaya gayret ederek durumu özetleyen bir saptama yapmak istedim. Ancak buradan sonra dilimi normale döndürerek yaşadığımız olaylara ilişkin birkaç kelime etmek isterim.

İsmail Küçükkaya Muharrem İnce

Olayı hepiniz biliyorsunuz. Kısaca hatırlatayım yine de; Seçim gecesi Fox TV seçim özel programını her zamanki gibi İsmail Küçükkaya ve Fatih Portakal sunmaya çalışıyorlardı. Fatih Portakal’a başka bir yazıda ayrı değinmek istediğimden onun izleyiciye karşı yaptığı/konuştuğu “Aman of ne de çalıştık, tatile bile gidemedik, sabaha kadar burda mıyız şimdi!” şeklinde bol vurgulu eleştiri dolu gülümsemeli konuşmalarına burada yer vermeyelim. İzleyen kitleye yeterince itici geliyor zaten.

İsmail Küçükkaya Muharrem İnce

Neyse devam edelim.. İlerleyen dakikalarda Fox TV sunucularının bana sıcak gelmeyen yorumları “Kütahya ne oldu? Benim memleket?” şeklindeki sempatik(!) tavırlarla dolu devam ederken, konukların Türkiye’nin en önemli ve habercilik başarılarıyla dolu olan haber kanalı A Haber tarzı konukları ile sohbet bir hayli ilerlemişti. Bu zatlara da sosyal medyadan izleyiciler giydirip dururken, onların verdikleri “Gazeteciyiz biz, tarafısızız, bağımsızız.. heyt ulan!” bağırışları ile cevap verdiklerine şahit oldu herkes.

Muhalefet partileri için kötü giden bir seçim sonucu değerlendirmesinde, adı geçen kitlenin ana izleyicisi olduğu bilinen Fox TV’nin, seçim sonuçlarını olmamış şeyleri isteyen birileri var da onlara rağmen biz bağımsızız falan tarzı konuşması/tepki göstermesi bir garipti zaten. Sonrasında Muhalefet partilerinin liderlerinin neden bir mesaj vermedikleri hakkında sohbet devam ederken birden İsmail Küçükkaya isimli sunucu Muharrem İnce’ye samimiyetinden dolayı “Nerdesiniz?” şeklinde bir sms yolladığını ve onun da “Adam kazandı…” diye devam eden, kurulan cümlede bile samimiyet göstergesi olan bir sms ile geri döndüğünü televizyonda “dan!” diye söylemesi birden gündem oldu. Sadece siyasi boyutu değil etik boyutu da tartışılmaya başladı.

Yazık!

Muharrem İnce’nin, bugün düzenlediği seçim sonuçları basın toplantısında konuya değinerek, mesajla ilgili “Orada bir hatam oldu, onu kabul edeyim. Ben İsmail Küçükkaya’ya arkadaşça mesaj attım. Onun haber yapacağını tahmin etmedim” demesi üzerine, sunucu beyefendi açıklamanın hemen ardından sosyal medyadan bir açıklama daha yaptı. Dedi ki; “Böyle bir açıklamayı seçim gecesi duyurmayacak kişiye gazeteci denir mi?”. Sonrasında başka mesajlarda göndererek aslında ne kadar doğru bir iş yaptığını savundu. İşte benim “Yazık” değerlendirmesini yaptığım durum da tam burada ortaya çıktı.

Yazık çünkü konuyu gazetecilik üzerinden değerlendiren İsmail Küçükkaya’nın gazeteciliğin evrensel ilkelerine ne kadar uzak olduğunu da gösterdi.

Çok uzun yazacak değilim. Twitter üzerinde savunma yapan İsmail Küçükkaya’ya aynı cevabı orada yani twitter üzerinde de vermeme rağmen buraya eklemek gerektiğini düşünüyorum -ki belki birileri okur da, ne densizlikler yapılmış ülkede görür-

Onun yazdıklarına şunları yazdım..

İsmail Küçükkaya Muharrem İnce İsmail Küçükkaya Muharrem İnce İsmail Küçükkaya Muharrem İnce İsmail Küçükkaya Muharrem İnce İsmail Küçükkaya Muharrem İnce İsmail Küçükkaya Muharrem İnce

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here