PAYLAŞ

Stephen King farklı bir zeka. Birçoğu artık gerilim ve korku klasiği olmuş çok sayıda romanın sahibi olan yazarın bu kitaplarının büyük bir kısmı da beyaz perdeye uyarlandı. Kara Kule de bunlardan biri. Hatta bunlardan biri de dememek gerekiyor aslında çünkü Kara Kule bir seri şeklinde yazılmış bir roman. Stephen King serinin başlangıçta 7 kitap olacağını söylemesine rağmen ben hala fazlalarının bir başka kurguyla geleceğini sanıyorum. Şimdi de bu romanın aynı isimle filmi çekilmiş.

Kara Kule

Kara Kule ve Sinema

Kara Kule artık deyim yerindeyse kült sayılan bir roman serisi. Ben King’in romanlarını okumayı becerememiş biri olarak filmlerini seyrediyorum. Ancak bunun her zaman karşısındayım. Keşke Stephen King okuyabilsem. Ama ne yapalım böyle geldi böyle gidiyor. Yazı tarzını veya yapılan çevirileri sevmiyorum belki de bilemiyorum.

Biz filme gelelim. Öncelikle film baştan savma falan yapılmış bir yapım değil. Uğraşılmış ve uğraşıldığı kadar da özen gösterilerek para harcanmış. Ama benim film ile ilgili en büyük eleştirim “Konu tamamen ortada kalmış” olacak. Filmde bir dolu soru akıllarda kalıyor. Bunlar kim, neden böyle şeyler yapıyorlar, sadece anlatılanı inandırmak için hiçbir çaba sarfedilmemiş. Filmi başta bu söylediğim olmak üzere birçok detay ortada bırakıyor. Belki de bir seri olarak duyurulsa ve tabiri caiz ise “sonradan düzelticez.. Şimdilik böyle bir başlayın hele..” dense sanki çok daha inandırıcı olurdu. Yine de bilemedim Filmin konusu ve oyuncuların performansları gaza getiriyor aslında seyircileri ama gerisi pek bir havada.

Oyuncular özellikle de İdris Elba, Matthew McConaughey ve Tom Taylor oldukça başarılı bir performans çıkarmışlar. Yönetmen Nikolaj Arcel’i ise anlatım konusunda başarılı bulmadım. Tabii bu senaryo ile de ilgili. Senaryo konusu bence bu filmi riske sokmuş.

Yapımcılığa da soyunan Stephen King’in bu işten memnun olması hayli ilginç.

Kara Kule Yine de Başarılı Sayılır

Ancak bu saydıklarımla Kara Kule çok kötü bir film düşüncesi çıkmasın. Kara Kule tüm bu saydıklarıma rağmen yine de başarılı bir film. Oyuncuların performansı kadar rollere seçimleri de bence alkışlanmalı. Özellikle Silahşör filmin hakkını veriyor. Siyah giyen adam da aynı şekilde. Tom Taylor ise sinematik yüzü ile bir Stephen King filminde oynamanın ne demek olduğunu bu yaşta anlatmış

Görüntüler ve efektler ile kurgu da iyi görünmesine rağmen başta dediğim senaryoda cevap bulmayan sorular bulunması ve kitapları okumayan seyircilerin sinema salonundan aval aval bakarak çıkması filmin en kötü yönü.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here