PAYLAŞ

Osmanlı tarihi hakkında çeşitli dönemlerde sanıldığından fazla film çekilmiş aslında. Yani şu “adamların bizim gibi tarihi olsa ne filmler çekerlerdi!” yakınması film sayısı falan ile ilgili değil! Biraz içerik, kalite ve daha başka sorunlar var sanırım. Osmanlı Tarihine Işık Tutan Üç Önemli Filmden bahsetmek istiyoruz.

Osmanlı Tarihine Işık Tutan Üç Önemli Film

Osmanlı tarihine ışık tutan bu filmlerden bazıları gerçekten hakettiği değeri görmemişler. Kimi gişede başarısız olurken, kimine de burun kıvrılıp eleştirilmiş ve neredeyse yemedikleri hakaret kalmamış. Şimdi bunların bazılarına bir göz gezdirelim. Filmleri izlemediyseniz spoiler içerdiğini düşünebilirsiniz! (Bu da yanlış bir düşünce değil.)

1- Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?

Bu film enteresan detaylar içeren farklı bir bakış açısı yakalayan değerli bir dönem filmi. Film 14’üncü yüzyıl Bursa’sında geçiyor.

Moğol saldırıları sonucunda yılan Anadolu devlet ve beylikleri halkları akın akın Bursa’ya yerleşmektedir. Karagöz de, Moğol vergilerini toplayan memurlardan kaçıp annesiyle Bursa’ya gelmiştir. Cahil ancak çok zeki, özellikle de kızdığında söz ve hareketleriyle etrafındakileri güldüren bir Türkmen göçeridir. Hacivat ise resmi posta işlerinde çalışıp devletler arasında haber götürüp-getiren bir postacıdır. Zeki, hazırcevap , sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Düştüğü zor durumlardan konuşması sayesinde kurtulur. Hacivat, Karagöz’ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. Hacivat, Karagöz’deki doğal yeteneğin farkına varır ve bundan yararlanmak ister. İkili, Orhan Gazi’nin kendi adına yaptırdığı camide taş ustası olarak çalışmaya başlar. Ne var ki karşılıklı atışmalarıyla inşaat işçilerini güldürdükleri için işler ağırlaşmaktadır. Hacivat ve Karagöz hem inşaatı yavaşlattıkları hem de herkese laf dokundurdukları için Selçuklu veziri Pervane Sultan Orhan Gazi’nin imzaladığı ölüm fermanları ile hazin son ile tanışacaktır.

2- İstanbul Kanatlarımın Altında

17. yüzyılda İstanbul’u, 4. Murat’ın demir yumruğu altında yasaklarla dolu ama fantastik karşılaşmalara da pay bırakan bir hayata sahne olmaktadır. Kendilerini uçmaya ve insan sınırlarını zorlamaya adamış iki mucit olan Hazerfen Ahmet Çelebi ile Lagari Hasan Çelebi işte böyle bir İstanbul’da yarenlik etmektedirler.

Bekri Mustafa ile Evliya Çelebi gibi şahsiyetler, işte bu İstanbul’un sıradışı başka karakterleridir. Dilsiz İtalyan dilber Franceska, Ahmet Çelebi’ye önce köle olarak gelir sonra aralarında bir aşk alevlenir. Franceska da, kafadarlara omuz verir ve mucitler birbiri ardına müthiş deneylerini gerçekleştirirler. Ancak sultanın da öfkesini üstlerine çekerler.

Türk sinemasında uzun süre ara verilen dönem filmlerinin yeniden gözde olmasını sağlayan, cesur ve seyirci tarafından da ilgi çekmiş bir filmdir.

3- Son Osmanlı Yandım Ali

İstanbul’un işgal altında olduğu karanlık yıllarda, neredeyse tüm dünyanın Osmanlı’ya karşı bayrak açtığı, Kurtuluş Savaşının farklı cephelerinde geçen, ayrı konumlarda bulunmuş iki insanın hayatının anlatıldığı bu filmde tarihi karakterler başrolde yer alıyorlar. Biri, İstanbul Boğazı’na demirlemiş düşman ordularını görünce “Geldikleri gibi giderler” diyen büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, diğeri ise evli sevgilisini kaçırıp Viyana’ya gitme planları yapan, donanmadan terhis edilmiş Yandım Ali’dir.

Bu iki farklı insanın yolları bir gün kesiştiğinde, Yandım Ali için hayat, planladığından çok daha farklı bir yönde akmaya başlayacaktır. Artık memleketin kurtuluşundan ümidi kesmiş bir külhanbeyi değil, bu kurtuluş için mücadele eden bir savaşçı halini almıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here